02-03-2016 Veysel ÇETİNER

Yıl 2012 aylardan Şubat Fecabook hayatımıza yeni girmişti. Meslektaşım aynı zamanda hakem arkadaşım Ferda Falay ile Facebook üzerinde konuşurken söz döndü dolaştı koşuya geldi. Eski bir Futbol hakemi olarak sporun içinde geldiğim halde ,o güne kadar yarı maraton, maraton ve ultra maratonların ne olduğunu herkes gibi bende bilmiyordum. Hakemlikten gelen antrenman ve koşma alışkanlığından dolayı hemen hemen her gün bir saate yakın koşuyordum. Ferda arkadaşım bana Türkiye'de yarı maraton, Maraton ve Ultra Maratonların yapıldığını kendisininde bunu bilmediğini fakat bir gün Hürriyet gazetesini okurken, Yonca Tokbaş'ın köşe yazısında Maraton yarışlarının yapıldığını öğrendiğini bu yazıdan çok etkilendiğini ve ertesi gün hemen araştırarak en yakın yarışa kaydını yaptırarak antrenmanlara başladığını yarışa gitip koştuğunu 21 km rahatlıkla koşarak büyük bir zevk ve mutluluk yaşadığını söyledi. Madem her gün koşuyorsun sende yarışlara katıl dedi. 3 Mart 2012'de Antalya'da koşulacak olan Runtalya maratonuna kaydımı yapmamı istedi. 42 KM koşmak hayali bile bana çok uzak geldi. 42 KM koşan insanların bana göre çok özel kişiler olduğunu düşünerek yok yok Veysel sen 42 km değil 16 km bile koşamasın sen kim 42 km koşmak kim otur oturduğun yerde Eskişehir'de her gün sekiz on neyine yetmez diyerek Antalya maratonuna kayıt olmayı kabul etmedim. Ama içim içimi yiyordu o andan itibaren bende İnternet'ten maratonları ve koşan insanları araştırmaya başladım. Yonca Tokbaş'ın tüm eski yazılarını okudum. Olimpiyatlarda maraton koşan Türkçeye çevrilmiş anılarını ve nasıl antrenman yaptıklarını nasıl beslendiklerini okuyarak öğrenmeye çalıştım. O günden sonra daha bilinçli ve heyecanla antrenmanlarımı yapmaya ve mesafemi artırmaya başladım. Beslenme alışkanlığımı değiştirdim. Hayatımda bilmediğim bir sürü şeyleri öğrenmeye başladım laktik asit, pace, interval gibi.bir çok yeni terimle tanıştım.
İlk kez 16 km koştuğum gün sabaha kadar mutluluktan uyuyamadım. Artık yarı maraton koşabilecek seviyeye geldiğimi düşünerek hayatımı her alınında olumlu değişikler yapacak ilk yarı maraton kaydımı 27 Mayıs 2012 Pazar günü yapılacak olan Çayırova Yarı maratonuna yaptırdım. Bir kaç gün sonrada Avrasya maratonuna kaydımı yaptırdım. Çayırova yarı maratonunu finiş çizgisini geçip ilk yarı maraton madalyamı boynuma taktıklarında o an dünyanın en mutlu insanı olmuştum. Ayaklarım yere basmıyor kendimle gurur duyuyordum. O an dünyanın en özel kişisi bendim san ki!....
Bana hayatımın değişmesini sağlayan ve şuan bulunduğum yere bana her konuda verdiği destekle özelikle malzeme konusunda büyük desteği olan can dostum arkadaşım abim Ferda Falay arkadaşım finişe benden önce gelmiş ve beni finişe varmadan 50 metre ilerde bekliyordu. Madalyayı boynuma taktım ve bana hayatımın geri kalan kısmını değiştiren can dostumun yanına gittim. Teşekkür ettim öpüştük ve resimlerde de görüldüğü gibi kaldırıma oturdum. O anı hiç bir zaman unutamıyorum çünkü yorgunluk, acı ve kan vardı... En güzel huzur ve mutluluk vardı.... Göğüs bandı ve vazalin kullanmadığım için göğsünde kanama olmuştu. 
Bir sonra ki yazımda Avrasya maratonunu yazmayı düşünüyorum. 
Beni maraton sporu ile tanıştıran her konuda desteğini esirgemeyen can dostum arkadaşım FERDA FALAY'YA BİR KERE DAHA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM




Veysel ÇETİNER Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri