Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

 

Acısı ilk günkü gibi yüreğimizde...

 

 

UNUTTURULANLARDAN...

 

HAZİN BİR ÖĞRETMEN ''HİKAYESİ''...(!)

 

“NEŞE ÖĞRETMEN, Tekirdağ Şarköy’de, 1972 yılında, Alten ailesinin en küçük kızı olarak dünyaya gelmişti. Öğretmen olmak istiyordu.

Eğitim Fakültesi’nden 1993 yılında mezun oldu.Ataması Diyarbakır’ın Bismil ilçesine yapıldı.

 

Bölücü örgüt, öğretmenleri “Türk asimilasyonunun” en önemli parçası sayarak,eylem yapma kararı almıştı.Emri, bugünlerde devlet yetkililerince “kanı durdurmak için herkesle görüşülür” denilerek müzakere yapılan Apo vermişti.

 

Neşe henüz 22 yaşındaydı.Çıtı pıtı,çocuk görünümlü bir kızcağızdı. “Bayrağımızın dalgalandığı her yere giderim” diyor, başka bir şey demiyordu.

 

Nokta tayininin çıktığı teröre müzahir bölge olan Çavuşlu Köyü’ne ulaşır ulaşmaz, görev yapacağı okula gitti.Hali içler acısıydı.

 

Köy muhtarı ve köyün ileri gelenleriyle konuşup, eksikleri gidermek için yardım istedi.Köylüler isteksizdi. Ancak “Parasını ben vereyim” deyince onarımı başlatabildi. İlk maaşının büyük bölümünü ustalara verdi, gerisini de borçlandı.

 

1993 yılının 26 Ekim’i...Neşe yorgun argın okuldan eve geldi.Program defterine ertesi günün derslerini yazdı.

 

Biraz dinlendikten sonra babasına “Tamirat işleri yüzünden açıldık. Evde sivri biberimiz var istersen onları kızartalım ekmek ve yoğurtla yeriz” dedi.

Henüz bir ocakları yoktu.Biberleri hazırladı,tavayı mavi piknik tüpüne koydu. Ekmek ve yoğurdu masaya bıraktı.

 

Hava iyice kararmış, köydeki köpekler sürekli havlıyor;onun ötesinde uluyordu. 

 

Köpek ve rüzgar sesinden,önce kapının vurulduğunu duymadılar. Sertçe çalmaya devam edince, babası “Kim o” diye seslendi.

 

“Açın, hoca hanımla bir şey görüşeceğiz” dedi kapıyı çalanlar. 

 

Açtılar. Karşılarında silahlı iki yarasa. “Dışarı çıkın” diye bağırdılar. 

 

Türkçeyi düzgün konuşanı, “Biz faşist T.C.’nin hiçbir öğretmenini Kürdistan’a sokmayacağız, biletlerini iptal etsinler” demedik mi diyerek, Neşe’nin yaşlı babasını tokatlayarak yere yuvarladı.

 

Neşe, köylülerden yardım gelir umuduyla bağırmaya başladı.Avazı çıktığı kadar haykırdı ama köyden “yardıma gelen kimse” çıkmadı.

 

Doğrulan babası “Yapmayın” diye yalvarıyordu. 

 

Yarasalardan biri silahın namlusunu Neşe’nin babasının kafasına dayadı ve tetiğe bastı.

 

Neşe donup kaldı.Tekrar bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.


Kendini olduğu gibi yere bıraktı.

 

Neşe’yi saçından tutup tekme ve dipçik darbeleriyle köyün çıkışındaki tepeye kadar sürüklediler.

 

Genç kızın üstündeki elbise paramparça oldu.Bedeni sefil yaratıkların gözleri önündeydi.

 

Bu arada yarasaların sayısı beş olmuştu. 

 

Neşe gözleri açık ve donuk, ölüme hazır bir huri gibi bakıyordu.

 

Biri kalaşnikofunu seriye aldı ve Neşe’nin sağ göğsünün üstüne dayayıp tetiği çekti. Beş mermi Neşe’nin göğsünü parçalamaya yetmişti.

 

Yarasalar tatmin olmadı. Diğer göğsünün de hakkını verelim dediler gülerek. Aynı işlemi cansız bedeninin diğer göğsünde de tekrarladı biri.

 

Ailesinin üzerine titreyip kıyamadığı Neşe’nin elbiseleriyle birlikte vücudu da lime lime oldu...” 

 
“Neşenin ölümü insan hakları için mücadele ettiğini iddia eden hiçbir dernek tarafından kınanmadı.

 

AB komiserleri kimseye “ne yapıyorsunuz” demedi.

 

Sokak köpekleri için kıyameti koparanların sesi çıkmadı.

 

Azıcık nasırına basılsa bağıranlardan tek bir açıklama gelmedi.

 

Aydınlardan “bunu umursuyorum” diyen olmadı.

 

Neşe öğretmen ve babasının arkasından on binler yürümedi” (Alıntıdır) 

 

 

***

 

 Şehit Neşe Öğretmenin Sinop Öğretmen Lisesinde Lise öğrencisiyken, Öğretmenler Günü için yazmış olduğu kompozisyon ;

 

Öğretmenim;

 

Sizi karşımda gördükçe, siz içeriye girince, karşılaştıkça sevgi doluyor içim. Önleyemiyorum coşkumu, kalkıp sarılasım geliyor. Nasıl anlatsam bilmem ki size karşı sevgimi, saygımı ana gibi, baba gibi, yurt gibi bağlıyım. Nasıl anlatayım bilemiyorum. Beni nasıl yetiştirdiğinizi. Biliyorum, okula başlayalıdan beri öğrendim, yüceldim ben. Herkese söylemek istiyorum bunu, duyurmak istiyorum... 

 

Tüm dünya öğrensin benim büyüdüğümü. Eski durumumu bilenler gelsinler istiyorum, yetişdiğimi, bildiğimi görsünler istiyorum. Bilginiz bir pınar gibi, susuyorum ona. Dudaklarım kuruyor daha, daha çok fazla istiyorum, yetmiyor bu yudumla, avuçlamak doyasıya içmek istiyorum bu pınardan ve ben de böyle olmak istiyorum. Issız bir yolda yüm geçenler içsinler suyumdan, gidersinler susuzluklarını... 

 

 

Ben tükenmez olayım tüm insanlara, yolculara yeteyim istiyorum. Korkuyorum bazı geceler, karanlık geliyor her yer bana, karanlık çok karanlık. Üşüyorum yatağımda. O zaman unutayım diye, avunayım diye annemi, babamı, kardeşlerimi düşünüyorum. Yurdumu, binlerce şehidin kanıyla sulanmış yurdumu düşünüyorum. Sonra siz geliyorsunuz aklıma. Bizler sıradayız. Yine sizde sırada. Konuşuyoruz tartışıyoruz arkadaşça. Cıvıl cıvıl ortalık, bitsin artık diye düşünüyorum bir an. Her şeyi öğrendiğimi sanıyorum, ama sizin her sözünüzden, ağzınızdan çıkan her seste anlıyorum ki daha değil. Hiç ayrılmayalım ne olur. Büyüsem de girmesin aramıza hiçbir engel. El ele yürüyelim, ne olacağını bilmediğimiz yarınlara doğru...

 

Neşe Alten
Lise 4/A 1986
Sinop Öğretmen Lisesi

 

(*)   ŞARKÖYLÜ NEŞ’E

 

Ev kurdular “yüksek yüksek tepelere”
Bir de okul yaptılar yanına
Çektiler mi bayrağı da göklere
“Aşrı memleket” mi olurmuş
Öğretmen kandil, vatan bayrağının dalgalandığı her yere

Verdiler eline beş on çocuk
Saçları yapışık
lastikleri yırtık
omzunda çifte nazarlığı olan
Öğretsin Muş nire, yokuş nire…

Kardı,
Soğuktu
Geceydi
Sobanın içindeki közleri boğuyordu
kurt ulumalarını taşıyan rüzgâr
Batırıp divitini korku ve yalnızlığına
Ve sen belki de mektup yazıyordun
anacığına
Ve özlemiştin anneni 
hakikat
“Ama uçan kuşlara” başka şeyler malum olmuştu
Ve az sonra çaldılar kapını
“Aç müşgülümüz var, bacı!”
Okul yerin dibine girdi utancından
Öğrenciler hep siyah yakalı
Bir savaş suçlusu Neşe!
Dizildi kurşuna elleri yüzüne kapalı
Bir yazı tahtası gibi çakıldı duvara
tebeşirler öksüz kaldı
öğrenciler gaz lambasına prangalı…

 

***


(***)  "Seni yine koruyamadık öğretmenim..." 

Nesrin Ünügür de öyle... Feleğin sillesini yiyerek büyümüştü. Zor zahmet bitirdiği okulundan sonra Diyarbakır'ın Hantepe köyüne çıkmıştı tayini. Sivilceli yüzüne bakıp çok şaka yapmıştım ona: " Kız sivilceli, evlen de kurtulalım senden" diye. Meslektaşı Cuma Ünlü ile tanışmış, evlenmişti; kaç gün geçti geçmedi şehit edildiği haberini aldık. Eşi Cuma ile beraber... (1996)

 

Terörün çığırından çıktığı yıllardı... Neşe Alten'i şehit verdiğimizde... 21 yaşında gencecik bir kızdı. Tekirdağ’lıydı. Okulu birincilikle bitirmişti, Diyarbakır'ın Bismil ilçesinin Çavuşlu Köyüne tayini çıktı. Babası da ardına düştü, kızımı tek başına yollamamayım diye... Daha 21 günlük öğretmen iken hunharca katledildi baba kız... 

 

Mehmet Ali Durak, ahh anlatamam onu... uzun boyu ve yakışıklılığı ile gözümün önünden hiç gitmez. Silvan'da güpegündüz başına demir çubukla vurup şehit ettiler. (1992) Urfa seyahatimde Silvan yol levhasını görünce kendimi tutamamıştım, hala tutamam...

 

Ya Birol Aşkar ?(1993)

 

Daha kimler kimler ?

 

170'ten fazla öğretmen... Elif, Numan, Şevki, Seydo, Orhan... 

 

Teröristlerin gelip, alıp, götürüp köyün bir kaç yüz metre dışında şehit ettiği öğretmenlerimiz... 

 

Evi basılınca küçük bebeğini dolaba saklayan öğretmenimiz...

 

Yaralanıp can çekişirken köyden bir tane at arabası bile bulamayıp göz önünde şehit olan öğretmenimiz... 

 

Erciş depreminde şehit olan Zehra Kaya Şelale 22 yaşındaydı. Tıpkı Neşe Alten gibi… Biri terörden, diğeri depremden... 

 

Koruyamadık sizi öğretmenim, gittiğiniz yerde barınabileceğiniz bir sağlam ev bile gösteremedik. Bir araya geldiğinizde korunabileceğiniz mekan bile yapamadık. Ah öğretmenim geride ne bıraktığınızı bilmiyorsunuz... 

 

Ah Öğretmenim... teneffüse çıkabilir miyim?

 

 

 

***

 

 (**)  Neşe ALTEN

(1972 - 26.10.1993)

 

1972 yılında Tekirdağ ili Şarköy ilçesinde doğan ve bekâr olan Neşe ALTEN'in babası Hasan, annesi Nazife'dir.

Sınıf öğretmeni olan Neşe ALTEN, Diyarbakır ili Bismil ilçesi Çavuşlu Köyü İlkokulu'ndaki görevine 30.09.1993 tarihinde başlamış, yirmibeş günlük öğretmen iken, 26.10.1993 tarihinde şehit edilmiştir.

 

 

Not : Olay tamamen gerçek olup, sınıf öğretmeni olan Neşe ALTEN, Diyarbakır İli Bismil İlçesi Çavuşlu Köyü ilkokulu'ndaki görevine 30.09.1993 tarihinde başlamış, yirmi beş günlük öğretmen iken, 26.10.1993 tarihinde şehit edilmiştir. 

 

(*) (ZAFER MURATOĞLU /1993)
(**) Milli Eğitim Bakanlığı İnternet Sitesi

(***) Not: Neşe ALTEN öğretmenin hikayesine yine bir meslektaşının sosyal medyada yaptığı yorumdur.

 

YAZARIMIZI TAKİP ETMEK İÇİN;
 

FACEBOOK :https://www.facebook.com/dedeersel.aksu.1

TWITTER: https://twitter.com/DedeErselAksu

 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık