18-07-2016 Esef MERDOĞLU
Esef MERDOĞLU

Esef MERDOĞLU

BİZLER NELERLE UĞRAŞMIŞIZ, BUNLAR NELERLE UĞRAŞMIŞ?

 

Anadolu Ajansı görüntülerini izliyorum… Üzülerek, kahrolarak. Uzun uzun yazmayacağım. Her şeyden önce belirtmek isterim ki, kendilerini tek tek tanıtan generallerden bazılarıyla defalarca profesyonel askerlik konusunda toplantılar yapıp, uzman erbaşlık sisteminin sorunlarını anlatmış ve çözüm istemiştim. Hepsi bize “TBMM yapmıyor. Biz defalarca istedik, yazdık ama onlar yapmıyor” diyorlardı…

 

Hiç unutmuyorum; “Uzman Erbaşlar sürekli istifa ediyorlar. Bunun önüne geçmeliyiz, haklarını düzeltmeliyiz” dediğimizde, televizyondaki plastik kelepçe ile tekmiş veren bir paşa: “Biz kas gücünden faydalanmak için uzman erbaşları aldık. İstifa etmeleri, yerlerine genç olanların yani kas gücü daha dinç olanların gelmesi anlamına gelir” demişti.

 

“Üniversite okuyorlar ve bu derece kademelerine etki etmeli” demiştik. Cevap: “okumasınlar, biz kasları güçlü olanları istiyoruz. Çok zeki olanları değil…” demişti. 

 

Memleket bu durumdayken, elbette ki, özlük haklarımızla ilgili yazacak değilim. Bu ayıp olur, abesle iştigal olur. Ama şimdi bu insan taklidi yapan alçakları gördükçe kahroluyorum.

 

Biz nelerle uğraşmışız, onlar nelerle uğraşıyormuş…

 

Şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içerisindeki bu şer odaklarının yaptığı bu girişim, inşallah ilerde bütün TSK’ya maal edilmez. İnşallah eskiden olduğu gibi, üniformalarımızı gurur duyarak, bağrımızı gererek giyeriz. Halkın üniformalı askerlere olan saygısı sevgisi, imrenmesi inşallah eskisi gibi olur…

 

Üzülerek söylüyorum, yazıyorum…

 

***

 

Haddimi aşmadan defalarca konuk olduğum televizyon kanallarından seslenmiştim. TSK’nın en ast rütbelerinden birinde çalışıp emekli olan ben defalarca anlatmıştım. Belki de en ast rütbede olduğum için “hadi len oradan, uzman çavuş ne anlar” dediklerini sanıyordum. Ama anlaması gerekenler bal gibi anlıyorlarmış.

 

Disiplin sisteminin, sicil sisteminin değişmesi gerek diyordum. Askeri yargı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemelerinin değişmesi, sivil yargıya bağlanması gerek diyordum.

 

Astlar da üstlerine sicil vermeli, onların yükselmesinde, verilen bu sicilin etkisi olması lazım… diyordum…

 

Bir ast rütbedeki asker, üstlerinden şikayetçi olmaya kalksa, onun ifadesini de alan, konuyu yargılayan da şikayetçi olunan subay statüsündeki hakim ve savcılardır… Diyordum.

 

Esas duruşta savunma da yargılama da olmaz, askeri yargı sistemi sivil yargıya devredilmeli, diyordum…

 

***

Ben aslında çok şey diyordum… demeye de devam edeceğim. Astlar, üstlerinden şikayetçi olamıyorlar. Direkt mahkemeye gidemiyorlar… Önce şikayetçi oldukları komutanın kankası olan bir üst komutana dilekçe veriyorlar. Orası uygun görürse mahkeme dosyası hazırlıyor… tabii mesele çoğu zaman, iki subayın çay sohbetinde bitiyor. “yahu senin uzman senden şikayetçiymiş, çek şunun kulağını…”

 

Yeri mi? Zamanı mı? Bana göre tam yeri ve zamanı…

 

Birinci ele alınması gereken personel kanunu…

 

Profesyonel ordu sistemi ve sözleşmeliliğin kaldırılması.

 

Uzman personele okul açılması.

 

Askeri yargının adil hale getirilmesi, gerekirse sivil yargıya bağlanması…

 

Sicil yönetmeliğinin değiştirilmesi, astın da üstlerine sicil puanı verebileceği hale getirilmesi.

 

İç hizmet kanunun değiştirilmesi.

 

Bu arada ben bunları bu demeye başlamış değilim…

 

Hayatta en sevmediğim cümle: “ben demiştim” Demektir…

 

Ama BEN DEMİŞTİM…  

 




Esef MERDOĞLU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri