28-07-2016 Dede Ersel AKSU

 

Kıymetli Dostlarım;

 

Ülke olarak çok büyük bir badire atlattık ve ülkemiz darbenin eşiğinden döndü! Basından, siyasetçilerden öğrendiğiiz kadarı ile tehlikenin henüz tam olarak da geçtiği şüpheli...


Bu darbeyi asıl engelleyen, darbeye destek vermeyen TSK'dır, TSK'da ise darbenin kaderini değiştiren assubaylardır!

 

Kahraman assubaylar, darbecilere karşı destan yazmıştır.

 

Nasıl mı? 

 

 

Ömer HALİSDEMİR, (Kd. Bçvş.) : Darbecilerin Özel Kuvvetleri almasını engellemiş ve Özel Kuvvetlerin başına geçecek Tümgeneral Semih TERZİ'yi alnının ortasında vurarak, Özel Kuvvetlerin darbecilerin emir komutasına girmesin engellemiş, maalesef darbeci askerler tarafından şehit edilmiştir. Ömer HALİSDEMİR'in vücudundan 30 dan fazla kurşun çıkartılmıştır. 

 

 

Bülent AYDIN, ( Kd. Bçvş.): "Genelkurmay başkanı sizi acil çağırıyor" denilerek, Genelkurmay Başkanlığına davet edilen Kara Kuvvetleri Komutanı ve  Kuvvet Komutanlarının Genelkurmayda darbeciler tarafından enterne edilirken karşı koyan koruma assubayı,  Bülent AYDIN şehit edildi ve darbeciler Genelkurmay'da ilk mukavemetle karşılaştı. 

 

 

Ferhat DAŞ, (Asb. Çvş.):  Daha 3 aylık assubaydı. Sabiha Gökçen Havalimanı'nda darbe girişimi sırasında, komutanının halka ateş açma emri vermesi üzerine, komutanının sivillere ateş açması emrine uymayıp, "Senin silahındaki kurşunla ölmektense kendi silahımın kurşunuyla ölürüm." diyerek kafasına ateş ederek intihar etti. 

 

 

Kemal VURGUN, (Kd. Bçvş.):  Darbe girişimi 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Kuleli Askeri Lisesi'nde Kemul Vurgun isimli assubayın darbecilere karşı göğsünü siper etti ve öğrencileri ikna etmeye  çalıştı. Yüzbaşının kanunsuz emrine karşı geldi ve  Allah’ıma kitabıma hepinizi vururum, çocukları bırakın. Siz bir örgütün itliğini mi yapıyorsunuz?’ diyerek darbecilerin KUleli'deki oyunun bozan kahraman. 

 

 

Halil GÖZALICI (Assubay);  Jandarma Genel Komutanı Galip MENDİ'nin koruma ekibinde. Akıncı Üssü'nde, Darbecilerin  Jandarma Genel Komutanını vurmak istediğini duyunca, Genel  KKomutanı ve  yanındaki Kara Kuvvetleri Eğitim Doktrin Komutanı Orgeneral Kamil BAŞOĞLU'nu bir araçla kaçırarak kurtaran assubay. 

 

 

İnanın, bu konular  detaylı olarak araştırılsın, onlarca yüzlerce kahramanlık destanı çıkar. 

 


***

 

Görüldüğü üzere, assubaylar, kanıyla canıyla bu vatana hizmet etmektedir. Assubaylar,  darbe girişiminde kritik rol oynayarak darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasında büyük kahramanlık göstermiştir. 

 

 

Sevgili Dostlarım; 

 

Yazımın bu bölümünü inanın isteyerek yazmıyorum ve yazmayacaktım, ancak TEMAD Başkanı Ahmet KESER'in malum sitede verdiği röportajda,  şahsım hakkında yapılan ithamlara cevap vermemem durumunda, ithamları kabul ettiğimi ve suçlu olduğumdan dolayı cevap vermediğimin düşünülmemesi için zoraki olarak aşağıdaki bölümü yazıyorum. 

 

PEKİ ASSUBAYLAR KAHRAMANLIK DESTANI YAZARKEN,  TEMSİLCİSİ NE YAPTI? 

 

İşte assubaylar, kanıyla canıyla darbe girişimine karşı mücadele ederken, bu kahramanlıkları ön plana çıkarması gereken, onların  emeklilerinin derneği, TEMAD'ın başkanı Ahmet KESER'in gündemi ise çok farklıydı. Anlaşılamaz bir şekilde  savunmaya geçerek, korku, telaş ve paniğe kapıldı, sayfasından bir STÖ liderine yakışmayan paylaşımlarda bulundu, yetmedi, kendisi  sosyal medyada saçma sapan bir  yazı yazdı ve paylaştı.

 


Her neden korkuyorsa, telaş ve paniği geçmedi, alel acele, kendine yakın, Bazı TEMAD İl Başkanlarının ve delegelerinin yazar/yönetici olduğu sitede 3-5 yıl önceki olayları kendine göre bir senaryo uydurarak anlatmaya çalıştı! 

 


Daha önce kendi yönetim kurulunda olan ve kendisinin seçtiği assubayı "HÜCRECİ OLMAKLA" suçladı.  Kendi listesinden seçilen 5 emekli assubay hakkında, TEMAD Genel Başkan adayları hakkında ithamlarda bulundu. 

 

KESER,  "assubay davasına"  hizmet etmiş bir çok emekli meslektaşını, adeta açıktan hedefe koydu.

 

KESER'in hedefe koyduğu assubaylar kimlerdi?

 

İlk başta ben, yani Dede Ersel AKSU

 

Eski TEMAD Başkanı Mustafa EROL, 

 

Eski TEMAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet ALİ SARIKAYA, 

 

Eski TEMAD Yönetim Kurulu Üyesi  Naim ÖRENGÜL, 


Eski TEMAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan YILDIRIM,


Eski TEMAD Yönetim Kurulu Üyesi Muharrem BASKAK, 


Eski TEMAD Yönetim Kurulu Üyesi Yunus EKİNCİ,


TEMAD Genel Başkan Adayı  Cengiz ERTEN, 


TEMAD Genel Başkan Adayı  Cavit KAYIKÇI, 


TEMAD Genel Başkan Adayı  Ahmet ZENGİN,


TEMAD İstanbul İl Başkanı İbrahim KOLDAMCA, 


TEMAD Eskişehir İl Başkanı Yaşar İRAL,


TEMAD ADAPAZARI İl Başkanı Vecdi CENGİZ'di...

 

KESER burada bir taşla iki kuş vurmak istedi ve yanlış bilgiler vererek insanların kafasını bulandırmaya, hatta kafasından kurguladığı basit senaryo  gereği,  darbeci general Mehmet PARTİGÖÇ ile irtibatlandırmaya çalıştı. 

 

KESER'e şunu soruyorum, diğerleri hadi muhalif, karşına aday çıktı vs. kabul!  Peki,  kendi yönetim kurulundaki 5 üye ne olacak?

 

Bunları sen seçmedin mi?

 

Hadi birinde yanıldın birader,  5'indede mi yanıldın?

 

Yani herkes suçlu, sıkıntılı ama sende hiç sorun yok öyle mi? 

 

Bu güne kadar seçtiğin 10-11 Genel Başkan yardımcısı, neden yanından ayrılıp istifa etti?

 

Bu güne kadar istifa yolu ile ayrılan genel başkan yardımcıları sayısından, neredeyse 2 tane TEMAD yönetim kurulu çıkmıyor mu? 

 

 Hepsi kusurlu da, bir tek sen mi kusursuzsun?  

 

Diğer arkadaşlar kendileri ile ilgili iddialara cevap verir mi bilmem ama ben vereceğim,  evet Ahmet efendi, benim "röportaj için Mehmet Ali SARIKAYA tarafından Ankara'ya getirtildiğimi ve bana sponsor olduğunu" iddia ediyorsun. 


Sponsorluk konusunda çok net bir teklifim var size, Sn. SARIKAYA'dan şahsıma tek bir kuruş sponsorluk yapıldığını  ispat edin, bir daha hiç yazmayacağım, facebook sayfamı, PES24'ü kapatıp gideceğim, ama ispat edemezseniz Genel Başkanlıktan  istifa edecek misiniz? Buyurun  hodri meydan! 

 

Bak Ahmet efendi, ben o tarihte muvazzaftım, 15 Nisan 2013 tarihinde Ankara'ya geldim ve istekle emekli olduğum için TSK'dan (jandarma Genel Komutanlığından)  ilişik kestim. Bir gün sonra da, yani 16 Nisan günü Sn. Kaçar ve Sn. ÖRENGÜL'ün talepleri doğrultusunda röportaj yaptım.  

 

Aynı gün, röportajdan sonra sizin yanınıza geldik ve makamınızda 4 saat 37 dk.'lık bir görüşme yaptık.  Hatta o gün ben Genel merkeze üyelik formunu size vermiştim. Makbuzları bile duruyor! Siz yazılmamak kaydı ile bana bazı şeyler açıklamıştınız. Bu görüşmeye Sn. Yüksel BİNİCİ,  Sn. Selçuk ÇAPAR,  Sn. Tamer YILMAZ ve bir devre arkadaşımda şahittir. İsterseniz bu konuyu o gün sizinle beraber çekildiğimiz fotoğraflarla ispatlayabilirim! 

 

Diğer bir konu, röportaj yerini siz tespit etmediniz, ben başka yer söyledim, ajan olarak kullandığınız kalemşör size benim verdiğim bilgiyi aktardı. Ajanınız size " Etimesgut'ta kahvaltı"  dedi, siz de telefon açtınız, peki biz gerçekten kahvaltıda mıydık? Biz o anda başka bir yerde olamaz mıydık?


Ahmet Efendi, laga lugayı bırak ta,  korku ve telaşla meslektaşlarını arkadaşlarınızı itham edeceğinize,  kahraman assubaylara sahip çıkın! Gün, meslektaşını itham etme  günü değil, sahip çıkma günüdür!

 

Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımızın olduğu bu günlerde, sizi sağduyuya davet ediyorum.

 

 

AHMET KESER'İN SON GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALARI VE ÖNCESİ : 

 

 

YAZARIMIZI TAKİP ETMEK İÇİN;
 

FACEBOOK :https://www.facebook.com/dedeersel.aksu.1

TWITTER: https://twitter.com/DedeErselAksu

 




Dede Ersel AKSU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri