10-08-2016 GÜNDEM

TÜRK ORDUSUNUN OMURGASI ASTSUBAYLAR!

"Türk Ordusu'nun omurgasına ikinci sınıf muamele"

TÜRK ORDUSUNUN OMURGASI ASTSUBAYLAR!

Gazeteci Soner YALÇIN, bu günkü köşe yazsınıda astsubayları yazdı. YALÇIN'ın yazısı,  Astsubaylar hakkında bilinmeyen bazı hususları da içermekte.

 

İŞTE O YAZI:

 

İsimsiz kahramanlar

Şu anda en ön cephede savaşıyorlar.


Özel timler onlardan oluşuyor.


Her tarafı tuzaklanmış yollarda yürüyen, evlere ilk giren onlar.


Onlarca cana mal olan el yapımı patlayıcılara ilk müdahaleyi de onlar yapıyor.


Toplam mevcutları 110 bin kadar.


Türk Ordusu'nu savaşan bir beden olarak düşünürseniz, onlar bu bedenin omurgası.


Evet. Astsubaylardan söz ediyorum…

 

Tanıdığımızı sandığımız ama haklarında pek az şey bildiğimiz astsubaylardan…


Taşıdıkları rütbenin Göktürk Veziri Tonyukuk'a kadar gittiğini bilir misiniz?


Tarih kitaplarında pek rütbeleri yazılmaz. Kurtuluş Savaşı'nın ilk uçuşunu yapan kahraman pilotumuz Vecihi Hürkuş veya Antep savunmasının önder askeri Kılıç Ali'nin astsubay olduğunu pek kimse bilmez. Ya Seddülbahir kahramanı Bigalı Mehmet Çavuş'u bilir mi? Sanmam.


Hangi birini yazayım, o kadar çok ki…

 


Ya dünya tarihi?


İşte Kızıl Ordu'nun Genelkurmay Başkanı Gedikli Çavuş Krilenko.


Bolşevik Devrimi, Çarlık döneminden kalan bütün askeri sistemi yerle bir etti. Ordudaki bütün subayların komuta etme yetkisini ellerinden alındı. Bütün rütbeler, apoletler, madalya ve rozetler kaldırıldı. Herkes aynı sade üniformayı giydi. Rütbeler yerine, tabur komutanı, kolordu komutanı gibi unvanlar kullanıldı.


Şaşıracaksınız: Milli Mücadele yıllarında Sovyetler ile sıkı bir ittifak yapan Türk Ordusu üzerinde de ciddi etkiler oldu. Türk askerleri; apoletlerini sökmeye, rütbeleri astsubaylar gibi kollara takmaya ve hatta üniformalarına orak-çekiçli, kızıl yıldızlı armalar diktirmeye başladı. İş o noktaya varmıştı ki, bu duruma engel olamayan Kazım Karabekir, bu armaların takılması için günlük emir yayınladı.


Neyse, tarihe dalmayayım; konumuz astsubaylar!

 

“MAO'NUN ASKERLERİ”

 

Deniz Gezmiş de onların hak arayışlarını savundu.

 

Onlar dediğim, astsubaylar.


Cumhuriyet Devrimi'nin eşit yurttaşlık ilkesi zamanla unutuldu. Katı toplumsal sınıflaşma ilk olarak orduda başladı. Padişahı gönderenler, Paşa'yı yasaklayanlar yıllar içinde nüfuza/rütbeye yenik düştü!


Bundan en çok etkilenenler ordunun emekçisi astsubaylar oldu.


Önce, küçük zabittiler, yani subaydılar. Zamanla rütbeleri ellerinden alındı. Gedikli Zabit, Gedikli Çavuş ve Gedikli Erbaş oldular. En sonunda 1951'de astsubay!


1950'lili yıllar Demokrat Parti dönemi olduğu için “Menderes'in Askerleri” olarak tanındılar!


Oysa sadece isimleri değişmişti; ezilmişlikleri değil!

 

1960'lı yılların hak arama rüzgarından etkilendiler. Eşleriyle meydanlara çıkıp seslerini duyurdular. Bu kez 12 Mart 1971 askeri darbecileri tarafından “Mao'nun Askerleri” diye suçlandılar!

 

Ve, NATO kafası 12 Eylül 1980 darbesiyle birleşince ortaya Kenan Evren çıktı; şöyle dedi:

 

“Bir başçavuşbenim teğmenimden fazla maaş alamaz.”


Oysa, mesele para değildi. Fakat dönem neoliberalizm dönemiydi ve tek ölçü birimi vatanseverlik değil, paraydı! Astsubaylar hep fedakarlık yaptı.

 

Böyle, böyle bugünlere gelindi.


Bugün astsubaylar, emperyalizmin taşeronu teröristlere karşı ön cephede savaşıyor. Polis ile aynı mevzide şehit olup, aynı mezarlığa gömülüyorlar. Ama… Yüksekokul mezunu polis mesleğe 9/2 maaş derecesinden başlarken, aynı tahsil derecesindeki astsubay ondan bir adım geriden, 9/1'den başlıyor!


Astsubay ikinci sınıf insan muamelesi görmek istemiyor.


Buna benzer birçok sorunları var astsubayların. Örneğin, IŞİD tarafından pusuya düşürülüp kaçırılan astsubayı, “ordunun şanına leke sürdüğü” için ordudan atan sistem, ona normal zamanda temsil tazminatı vermeyi reddediyor! Subaya verip astsubaya verilmeyince de silah arkadaşlığı zarar görüyor.


Örnekleri sıralamaya gerek yok. TSK'da “Mehmetçik Ruhu”nu canlı tutmak için sistemli bir değişikliğe gitmek şart.


ASTSUBAYLAR HAKKINDA

 

Gazi Astsubay Oktay Yıldırım, Silivri Cezaevi'nde koğuş arkadaşım.


Samizdat kitabımda yazmıştım:


“Koğuş önündeki avlu, tarih mektebi oldu bizi için. Oktay Yıldırım konuyu hep haklı olarak yazmakta olduğu kitabına getiriyor: Harp okullarının müfredatı nasıl, hangi ihtiyaçtan değiştirildi? NATO'nun bunda etkisi neydi? Türk Ordusu'ndaki Prusya ekolü neden yok
edildi? Soruları ardı ardına geliyordu…”


Oktay Yıldırım o dönem, “Tarihsel ve İdeolojik Yönüyle Mehmetçik” kitabına çalışıyordu.


Bugün elimde yeni kitabı var: “Astsubay Hakkında Her Şey.”


Bir çırpıda merakla okudum. Gördüm ki, TSK'da sistem sorunu var.


Ancak Oktay Yıldırım salt şikayet etmiyor; öneriler sıralıyor.


Örneğin, ortak askeri okullar öneriyor. Lise düzeyinde aynı okullardan mezun olup başarılarına göre subay ve astsubay olarak ayrılmış bir ordu komuta kademesi üzerinde duruyor. Böylece silah arkadaşlığının daha da güçleneceğini söylüyor.


Örneğin, çifte sicil sisteminin büyük bir nitelik sıçramasına neden olacağını iddia ediyor.


Bu konularda, İngiltere ve Amerika'da yapılan araştırmaları, röportajları sıralıyor.


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...


Kaynak: Soner YALÇIN / SÖZCÜ

HABERE YORUM YAZIN

Yorgun bölük asb 07-02-2017 09:15

Patagon kardeşim yazını içim burkularak okıdum. Bende bölük astsubayıyım. Eline koluna sağlık Allâh sabır selamet versin güzel kardeşim

Parskan 03-01-2017 10:06

Bnde bir uzman cavusum ve bu yazi assubaylarimiz icin yazilmis arkadaslar cikipta biz uzmanlarda eziliyoruz dememeliyiz bence herkesin iş yukü kndisine zordur.. umarim herkes hakkini alir. Birbirimizi kirmanin bir anlami yok

Patagon 12-06-2016 02:52

saçmalık üstüne saçmalık, masa başında oturanlar almışlar eline kalemi yazmışlarda yazmışlar, uzman arkadaşlarında derdi sıkıntısı eksiği çok elbette fakat, tsk sorumluluktan yola çıkarsak hangi uzmanın ve subayın aldığı görev yada sorumluluğu bi assubayınki ile karşılaştırılabilir. bölük assubayı diye bi şey icat etmişler yüklemişlerde yüklemişler, üzerimizdeki zimmet trilyonlarca lira ile ölçülüyor verdiği eşdeğerlik 120 tl, yanına bi ikmal ekleiler içi dışı boş, ikmal asb. sorumlusu yok diyorsunki kardeşim bak ben bu adamında görevini yapıyorum bari ona bahşettiğin değeri ver kanunen yazdığın 380 tl.yi ucundan göster diyorsun yok olmaz diyor. koğuş tuvalet senden sorulur, depolar zimmet sepet senden sorulur, yazıhanede 54 adet dosya senden sorulur, 134 askerin tüm özlük hakları senden sorulur, bl.te var 23 rütbeli özlükleri senden sorulur, yaş 40ı geçti hadi mekik çek 20 dkk koş yapamadın bidaha koş, koş asb. koş, asker amca kendini biçer esrar çeker hap yutar intihar eder geberir anasına babasına sormazlar bu herifi niye böyle yetiştirdin diye gelirler bize eyy bl.asb. bu adamın rdm.si tmm.mı, talimatları imzalattınmı, badysi varmı, parası geliyomuydu, babası sağmı saçççma sapan binbir soruyla boğarlar, istemediğin yere tayin olursun çoluğun çocuğun perişan bi tarafta sen zimmete boğulmuşsun yeleği nasıl teslim edicem, telsizler araçlar zma gzpt gece görüşler gece gündüz boğuşursun aman eksik olmasın eksik çıkmasın çocuğun rızkını vermiyelim buna diye, snn kıcından terler akar bl.k.nı çıkar gelir beyefendi kolunun altına sıkıştırmış çantasını aman bl.asb.ı hakkını helal et arada tartıştık kızdık güldük diye, gelen bütüüün emirlere bl.asb. gereği yazmaktan sıkılmıştır tabi, bana kimse kalkıpta benim yüküm ağır sorumluluğum fazla demesiz gidin 1 yıl bi bölükte bölük assubayı olun sonra gelin yanıma, uzmançavuş 1 silahı 1 sırt çantası var, sorumlu olduğu 4 askeri var onada bakamaz, subay yzb üstü sorumluluk sıfır yzb. altı zaten zimmet sepet yok, askere bişey oldumu gelir takım assubayına yada bl. asb.na çatar, bl.k.larına 2014 projesi kapsamında önlerine bilgisayar konuldu ne için akşama kadar oyun oynasın diyemi ??? maaşları, nöbetleri, leader dosyalarını, isth. dosyasını haala kim yapıyor bu adamların ne sorumluluğu var ? bl.k.na sırf makam işgal ediyor diye 880 tl ver, bl.asb. 24 saat sadece o bktan dosyalarla boğuşsa yine günlük yapılması gereken kayıt kuyudat bitmez ona ver 120 tl, sizin adaletinizidee eşit işe eşit ücret diyen zihniyetideee.....

Naci Karakelle 11-06-2016 21:22

Burada bir astsubayımız birlikte hapis yattığı yazarla meslegi ile ilgili konuları konuşmuş kitap yazmış yazarda bunlardan bahsetmiş.Uzman arkadaşlar ve polisler astsubayla ilgili bir konu gelişse hemen öne fırlıyorlar kardeşim sen bu işe girerken her şartını gördün kabul ettin girdin .Senin meslege girme tarihin 1990 lardan itibaren başlar o yıllardan önce bu silahlı kuvvetler yokmuydu uzmanlarlamı ayakta duruyorduda bizim haberimiz olmadı bakın bir çırpıda imamlara bir çırpıda sağlık çalışanlarına bir çırpıda adliye mensuplarına bir kaç çırpıda polislere bir çırpıda ögretim görevlilerine ve subaylara hatırı sayılır iyileştirmeler yapıldı o tarihlerde neredeydiniz neden sesiniz hiç bir platformda çıkmadı.

Halil meydan 11-06-2016 18:57

Uzman Jandarmalar da o omurganın ilikleri.

Kenan Cengiz 11-06-2016 18:00

Sevgili astsubay arkadaşım abartı olunca ister istemez müdahil olmak istiyor insan söylermisiniz ön saflarda çarpışırken kaç tane şehit var astsubaylardan bu bir yıl içerisinde he hak mı diyorsunuz bir subaya göre hak talep edebilirsiniz ama uzman çavuşlara bakarak hak iddiasında bulunmanız mantıksız,emriyle yetkisini konuşturduğunu düşünüp timindeki uzmanlara ızdırap çektiren o kadar astsubay a şahit oldum ki günlük tıraşını olduğu halde öğleyin yüzüne bakıp sakal traşı olmamışsın diye savunma alanları da gördüm arazide gelip sofrana oturup dönünce Azrail kesileni de gördüm Allah merhamet nasip etsin Allah korkusu olmadıktan sonra rütbelerin hiçbir değeri yok..

Göktürk Kağan 11-06-2016 17:28

İş Güçlüğü ve İş Riski Puanlarına göre maaş farkı vereceklermiş ne güzel ne güzel öncelikle şunu belirteyim hiç kimsenin aldığı yada alacağında gözümüz yok ancak bu İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları neye göre ve hangi değerlere göre belirlendi merak ediyorum aynı yerde ve aynı işi yapan subay ve assubay arasında nasıl bir değerlendirme yapıldıda puanlamaya tabi tutuldu. Aynı yerde ve aynı işi yapan tim komutanı, karakol komutanı, ilçe jandarma komutanı,teknisyeni, personelcisi, maliyecisi, bakımcısı, ikmalcisi vs. Arasında nasıl bir zorluk var ki biri daha cok güçlük cekip daha cok puan alırken diğeri daha az güçlük cekip daha az puan alır. Bu puanlamada subay tim komutanı, karakol komutanı, ilçe jandarma komutanı,teknisyen, personelci, maliyeci, bakımcı, ikmalci vs. olarak görev yaparken zorlandığından dolayımı İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları yüksek assubay subayın zorlandığı işleri kolaylıkla başarabildiği içinmi İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları düşük. Bir subayın assubay kadrosunda çalıştığını hiç görmedim ama bir assubayın subay kadrolu görevde vekaletende olsa çalışabildiğine şahit oldum bu puanlama ne kadar adil ayrıca madem assubay subayın yaptığı işi (alınan puanlara göre ben bunu anlıyorum) daha kolay başarabiliyor o zaman TSK içinde subaya ihtiyaç yoktur asubay hallediyor zaten. Eşit işe eşit ücret (aramızda rütbe ve makamdan kaynaklanan farklılıklar elbetteki olacak) tim komutanı, karakol komutanı, ilçe jandarma komutanı,teknisyeni, personelcisi, maliyecisi, bakımcısı, ikmalcisi vs. Ister subay olsun ister assubay aynı işi yaptılar, yapıyorlar, yapmaya devam edecekler rütbeye göre değilde verilen görevin özelliğine göre İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları verilmeli ve verilecek maaş zammı buna göre belirlenmeli diye düşünüyorum. Ben subay assubay arasındaki adaletsizliğe dem vurdum assubaydan daha düşük rütbelerde olan değerli silah arkadaşlarımızın halini siz düşünün

Göktürk Kağan 11-06-2016 17:27

"ALINTIDIR" İnsanlar bir yandan, hayattayken çoğu “sayılmayan” kayıplarını, “şehitler”ini sayıyor… Bir yandan omuzlarına binmiş adaletsizlik duygusunu körükleyen “rakamlar”ı. Sıvasız hanelerin öteki yüzündeki “etkisiz” hanelerin acılarını sayamıyoruz, saymıyoruz zaten.Barış-çözüm derken, gözyaşına son derken, çöz-yaşı mı demeli yeni dönemin kayıplarına?Bir askerin en büyük “riski” nedir?Sevdiklerine, çocuklarına, evlatlarına doyamamış analara sorarsanız, özellikle kendi çocuklarını saklamış efendiler tarafından “şehitlik” ne kadar yüceltilirse yüceltilsin, “ölümden öte risk” var mıdır?Kendileri yahut arkadaşları ölümün kıyısında ve tam ortasında olan on binlerce asker şu sıra bir yandan da bir “tablo”yu konuşuyor:İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları. Bunlara göre “yan ödemeler” hesaplanıyor.Yeni tablo henüz kesinleşti mi, yoksa biraz ortaya dökülünce geri mi çekildi, yoksa yalan mıydı, belirsiz.Ancak geçmiş yıllara bakınca, “tablonun adaleti” zaten herkesin malumu. Şunu anlamak hepimiz için kolay değil.Çünkü çoğumuz ölümü öyle yakınında görmüyor, bir kısmımız ise öyle ayda ilave 100 TL’nin bile hayati olduğu bir hayat yaşamıyor. Bir kısmımız nice aile için “bir çuval kömür”ün de hayat olduğunu anlamamıştı ya!Öldürmeye, ölmeye sevk edilmiş, hayatını öne sürmüş insanlar, geçimleri, çocuklarının geleceği, evin kirası, eğitim parası diye üst üste yığılmış yükü de“neredeyse ölmekten beter” taşıyor…Bakın, bir yanında ölüm olan, öte yanında aylığına eklenecek-eklenmeyecek 100 TL’nin önemi ve sıkıntısı bulunanlardan söz ediyoruz.“Anti-militarist” olmak başka, devletin ölüme sürüklediği insanları bile vuran“derin haksızlığa sessiz kalmak” ve farkında olmamak başka.Hele hele, “şehitler, kahramanlar, yiğitler” edebiyatı yapıp bu insanların insan olarak varlıklarını, haklarını, haysiyetlerini, hakikatlerini sıfırlamak bambaşka!  Adına “iş güçlüğü” denen hanede puanlar hesaplanırken, en tepeden en aşağıya puanların hızla düşüşünü hadi hiyerarşi-rütbe deyip bir nebze normal karşılayın… Ama “iş riski” denen kategoride, yeni savaş döneminde sadece kendilerinin“328 şehit” verdiğini söyleyen “en alttakiler”e, “iş riski”nin en düşük askerler olduklarını, Ankara’da merkezde gün dolduran ve oturanlardan bile daha düşük riskli sayılmalarını nasıl izah edersiniz?Misal, Çukurca’da düşen astsubaylara, uzman çavuşlara izah edin!Bakın, ben oturuyorum… O ölüyor!Ben oturuyorum, siz ölüyorsunuz mesela. Anlayın işte! Öyle böyle de değil, dörtte, beşte, altıda bir oranlar bunlar.Ve buna göre de “yan ödeme” veriliyor.Şu denebilir: “Bunların adı iş güçlüğü, iş riski ama esasında maaş oranında bir ek ödeme.”O vakit “risk” deyip bir de hayatlarını puanlamayın. Çünkü haksızlık, çünkü derin bir kayıtsızlık, çünkü ayıp yahu!  Emuzder Başkanı Esef Merdoğlu, “en altta” bulunan, “en çok şehit düşen” ama“iş güçlüğü ve iş riski en düşük” sayılan “uzmanlar” adına diyor ki:“Misal, 3. kez Güneydoğu’ya tayin olanlara 3. gidişinde yapılacak ilave ödeme belirlenmiş. Rütbelere göre farklı tabii. Ama esas vahim durum şu: Subay ve astsubay için bir gidişte kalınacak süre 2 yıl. Yani 5. yıla başladığında yan ödemeyi alıyor. Uzman erbaş içinse bir gidişte kalınacak süre 5 yıl. Yani bu ödemeyi alabilmesi için 10 yılı tamamlaması gerekiyor. 11. yılda alabiliyor. Ama genelde hiç biri bunu alamıyor. 5 yıl Güneydoğu, 6 yıl başka yer, 5 yıl Güneydoğu, 6 yıl başka yer derken, zaten 45 yaşına gelmiş ve ordudan çıkarılmış oluyor.Bunu hazırlayanlar o 5 yılı bilmiyor olmalı, yoksa uzman erbaş bu ödemeyi almasın diye düşünmüş olamaz herhalde!Şehit uzman erbaşların hepsi sözleşmeli olmaktan şikayetçiydi, pek duyan olmuyordu. Şehit olunca, sözleşmen de bitiyor işte! Tabutuna ‘sözleşmesi bitti’ diye de yazılabilir!Zaten belli ki, ne işimiz güç, ne de o kadar riski var.”  İş güçlüğü ve riski açısından en altta, “şehit sayısı” bakımından en üstte yer alanların, bir orduevine girip çay içmesinin dahi yasak olduğunu, o kapıda nöbet tutabileceğini ama yaşlı ana babasını, minik çocuğunu, karısını oraya sokamayacağını da ben söyleyeyim.Dağlarda filan yıpranmış bedeni ve ruhunun raporlu günleri sınırı geçerse yahut PKK veya Işid tarafından rehin alınırsa, ordudan atılacağını da.Kimi komutanın sık sık, “iki dudağım arasındasınız, işinize son veririm” diye işveren gibi davrandığını da. En azından bu sütunda kayda geçmiş birinin “Biz başız, siz… köle” filan deyip yine de terfi alabildiğini de. Yine burada yazdığım bir başkasının, çatışmada yaralanmış ayağı platinli gazinin tam o bacağına, esas duruşta esaslı duramıyor diye, içtimada, herkesin önünde tekme atıp yine terfi ettirildiğini de.Hakikaten kolay ve risksiz iş bu! “Yan ödeme”ye gerek yok. “Kan ödeme” var nasıl olsa!

Göktürk Kağan 11-06-2016 17:25

İş Güçlüğü ve İş Riski Puanlarına göre maaş farkı vereceklermiş ne güzel ne güzel öncelikle şunu belirteyim hiç kimsenin aldığı yada alacağında gözümüz yok ancak bu İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları neye göre ve hangi değerlere göre belirlendi merak ediyorum aynı yerde ve aynı işi yapan subay ve assubay arasında nasıl bir değerlendirme yapıldıda puanlamaya tabi tutuldu. Aynı yerde ve aynı işi yapan tim komutanı, karakol komutanı, ilçe jandarma komutanı,teknisyeni, personelcisi, maliyecisi, bakımcısı, ikmalcisi vs. Arasında nasıl bir zorluk var ki biri daha cok güçlük cekip daha cok puan alırken diğeri daha az güçlük cekip daha az puan alır. Bu puanlamada subay tim komutanı, karakol komutanı, ilçe jandarma komutanı,teknisyen, personelci, maliyeci, bakımcı, ikmalci vs. olarak görev yaparken zorlandığından dolayımı İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları yüksek assubay subayın zorlandığı işleri kolaylıkla başarabildiği içinmi İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları düşük. Bir subayın assubay kadrosunda çalıştığını hiç görmedim ama bir assubayın subay kadrolu görevde vekaletende olsa çalışabildiğine şahit oldum bu puanlama ne kadar adil ayrıca madem assubay subayın yaptığı işi (alınan puanlara göre ben bunu anlıyorum) daha kolay başarabiliyor o zaman TSK içinde subaya ihtiyaç yoktur asubay hallediyor zaten. Eşit işe eşit ücret (aramızda rütbe ve makamdan kaynaklanan farklılıklar elbetteki olacak) tim komutanı, karakol komutanı, ilçe jandarma komutanı,teknisyeni, personelcisi, maliyecisi, bakımcısı, ikmalcisi vs. Ister subay olsun ister assubay aynı işi yaptılar, yapıyorlar, yapmaya devam edecekler rütbeye göre değilde verilen görevin özelliğine göre İş Güçlüğü ve İş Riski Puanları verilmeli ve verilecek maaş zammı buna göre belirlenmeli diye düşünüyorum. Ben subay assubay arasındaki adaletsizliğe dem vurdum assubaydan daha düşük rütbelerde olan değerli silah arkadaşlarımızın halini siz düşünün

Kemal Tahir 11-06-2016 14:59

Yahu yorumkara bakıyorum biraz öz eleştiri yapsınlar omurga görmesek falan filan uzman çavuş arkadaşlar olayı tek bir kuvvetle sınırlandırarak konuşmayın gelin bakın dzkkya sorumluluk yok,yetki yok, nöbetini tut evine git. Herkesi komando gibi düşünmeyin burda bir zümreyi kötülemiyoruz şartları iyileştirmeye çalışıyoruz iyi o zaman sözleşmeli erler ne yapsın deriz olay uzar gider üslup yanlış

Bülent temizoglu 10-06-2016 21:16

Evet yazılanların çoğuna katılıyorum.bir beden düşünün ki omurga astsubay, ya beyin ve ayaklar kim ola...tabiiki herkes beyin takımı olarak subay ları görmekte.ancak unutulan bir şey var ayaklar.bu ayaklar da bence uzman jandarma çavuş lardir. statüleri gereği tsk nin ayak takimi kabul ettiği pek değersiz gördüğü zümreyedir. Ayaklar olmadığı taktirde omurga ve beyin işlevini yitirmektedir. Haksızlıkla her daim mücadele etmiş bu topluluk omurga ve beyinden bedenen ve ruhen fazla yorumlamaktadır. Ancak beyinin 3 evi, omurganın 2 evi, ayakların ise çok sıkarsa ve aile desteği alırsa 1 evi ancak olabiliyor. Vatan için biz ayaklar olarak şehit olmaya hazırız ama ayakların aileleri yasam standartlarına diğerleri gibi erişemeyecekler.biz kol uz ve ayaklarız gidemediğin yere ve silah tutan bir ele her daim ihtiyaç vardir.omurga ve beyine verilen ilgi alaka ve maalesef para eşit olmasa da adil duruma getirilmeli allah bu vatan için canını feda etmekten çekinmeyen ordu ve emniyet teşkilatımızın tüm üyelerini korusun.lütfen bu yazımı da yayınlayın saygılarımla.

Kemal sanay 10-06-2016 19:48

tsk nın omurgası olarak adlandırılan astsubaylar hakkında ( Şu anda en ön cephede savaşıyorlar. Astsubay ikinci sınıf insan muamelesi görmek istemiyor. daha neler neler ... peki uzman çvşlar tsk nın çoğunluğunu oluşurturmakta siz astsubaylar kadar ne hakkı ne hukuku var yani omurga görmesek astsubayaları omurga diye yutturacaksınız.

Kürşat ALP 10-06-2016 18:41

TSK da görev yapan memurlarıda unutmayın lütfen

EROL MEŞELİ 10-06-2016 18:17

Ya sevgili uzman arkadaşım. Astsb. ile bir konu açılsında biriniz bir kere olsun aradan çıkıp da müdaphil olmayın. Son zamanlarda büün hakları alah siz. Söz verilen bizler olmamıza rağen tek kelime edilmedi. Neden kenidinizi astsb.. gibi görüp hatta bazen daha yüksek görüp de olayı sulandırıyorsunuz.. ilginç yaklaşımınız var..

Ismail albayrak 10-06-2016 16:10

SONER BEYE TESEKKUR EDIYOR SAYGILARIMI SUNUYORUM.

ÜNAL GÖKBEL 10-06-2016 15:59

SAYIN SONER BEY SİZ BİRDE İÇ GÜVENLİKTE GÖREV YAPAN UZMAN ÇAVUŞLARI GÖRSENİZ İYİ OLACAK.

Adem Gölcük 10-06-2016 13:18

Astsubay lar bu şekilde sıkıntı mi cekiyo sanırım siz hiç uzman cavus görmediniz sozlesmeliyiz verilen emri yapmazsak işten atılma tehtid var 3uncu sınıf musmelesi görüyoruz bnce sayın yazar siz bide 3269 sayılı uzman erbaş kanununu okuyup uzman cavuslari yazin

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri