24-06-2016 SİYASET

TSK PERSONEL YASA TASARISI KOMİSYONDAN GEÇTİ!

Milletvekili Murat BAKAN'ın ısrarı ile astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sivil memurlar...

TSK PERSONEL YASA TASARISI KOMİSYONDAN GEÇTİ!

 

TSK PERSONEL YASA TASARISI KOMİSYONDAN GEÇTİ!

 

Milletvekili Murat BAKAN'ın, bu güne kadar tüm Milli Savunma Komisyonu  toplantılarındaki  ısrarı ile astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sivil memurlarlar ile korucular hakkında komisyondan ek görüş çıktı.  

 

TBMM'ye  gönderilen Milli Savunma Komisyonuna eklenen EK GÖRÜŞ metnini aşağıda yayınlıyoruz. 

 

Aşağıda tam metnini sunduğumuz ek görüşe ve yasa tasarısı komisyon raporun HDP'li komisyon üyesi milletvekili şerh koydu. EK GÖRÜŞ'ü dikkatle incelemekte fayda var.


 

İŞTE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU RAPORU 

 

Millî Savunma Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Millî Savunma Komisyonu 10/6/2016
Esas No: 1/725
Karar No: 26

 


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

 

 

Millî Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanarak Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve Başkanlıkça, 7/6/2016 tarihinde tali komisyon olarak Anayasa Komisyonu, Adalet Komisyonu ve İçişleri Komisyonuna, esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilen 1/725 esas numaralı “Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Komisyonumuzun 10/6/2016 tarihli 13’üncü toplantısında, Hükûmeti temsilen Millî Savunma Bakanı Fikri IŞIK ve Bakanlık yetkilileri, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı temsilcilerinin katılımlarıyla görüşülmüştür.

 

Millî Savunma Bakanı Fikri IŞIK yaptığı sunuş konuşmasında, adı geçen Tasarıyla ilgili olarak; - Yurt dışı görev yerlerine atanan Türk Silahlı Kuvvetleri personeline, ihtiyaç duyulan durumlarda daha etkin bir rütbe ile temsil imkanı sağlanması maksadıyla “itibari rütbe” ile görev yapabilme imkanının getirildiğini, - Üst rütbelerdeki yığılmaların önlenmesi amacıyla, üsteğmen ve astsubay üstçavuş rütbelerinde üstün başarı kıdemi verilmesi uygulamasına son verildiğini,


 - Yüksek Askerî Şura tarafından karar alınmak suretiyle, hizmet süresinin sonuna gelmiş ancak nitelikleri itibarıyla hizmetlerine ihtiyaç duyulan albayların yaş haddi olan altmış yaşına kadar görevine devam edebilmelerine ilişkin usul ve esasların belirlendiğini, 

 

- 211 sayılı Kanunun 87’nci maddesi veya 3713 sayılı Kanunun 15’inci maddesi kapsamında açılan davalar nedeniyle avukatlık ücreti ödenen personele, ayrıca 926 sayılı Kanunun Ek-32’nci maddesinden avukatlık ücreti ödenmemesine yönelik düzenleme yapıldığını, 

 

- Anayasa Mahkemesinin 17/1/2013 tarihli ve E: 2012/80, K: 2013/16 sayılı Kararı doğrultusunda ;ceza kanunlarındaki cezaların ertelenmesi, seçenek yaptırımlara çevrilme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin askerî yargıda uygulanma şartlarının askerî disiplinin tesisi amacıyla yeniden düzenlendiğini; 

 

ayrıca, kışla ve karargahlardaki disiplini önemli ölçüde zafiyete uğratan ve hâlen adli yargının görev alanına giren uyuşturucu madde kullanmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçlarının askerî suç haline getirildiğini ve bu suçları işleyen asker kişilerin, ivedilikle askerî mahkemelerde yargılanmasının amaçlandığını, 

 

- Terörle mücadelenin, hukuk devleti ilkesine, temel hak ve özgürlüklere, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine bağlı olarak yürütüldüğünü ve vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini özgür biçimde kullanmasını, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden ve özellikle karmaşık bir yapı içinde hareket edip, her türlü silah ve yöntemi kullanabilen, insani olmayan taktikleri uygulamaktan çekinmeyen terör örgütlerine karşı mücadelede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/D ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 1’inci maddeleri uyarınca, genel kolluk kuvvetlerine destek olarak kullanıldığını, 


 -Türkiye Büyük Millet Meclisi (S. Sayısı: 387) -Tasarıyla, genel kolluk kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerini aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin kamu düzenini ciddi şekilde bozması ve bir ilin sınırlarıyla bağlı kalmaksızın merkezî planlama ile mücadele edilmesinin gerektiği hallerde, terörle mücadele faaliyetlerinde genel kolluk kuvvetlerine destek sağlanması maksadıyla Bakanlar Kurulu tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevlendirilmesine imkân tanındığını, 

 

-Tasarının, terörle mücadelede yerel planlamanın yetersiz kaldığı ve Genelkurmay Başkanlığının merkezî planlamasına ihtiyaç duyulduğu hallerde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevlendirilmesinin hukuki altyapısını oluşturmak, yaptıkları işlerde güven içinde hareket edebilmeleri ve bu işlerden dolayı ileride haksız ithamlara maruz kalmamaları maksadıyla, terörle mücadele görevini yürüten kamu görevlilerine hukuki koruma getirmek amacıyla hazırlandığını 

 

- Görevin kapsam ve süresi, görev alanı, istihbarat yetkisinin kapsamı, topçu atışı veya hava kuvvetleri unsurları gibi destek silahlarının kullanımına yönelik tahditler, görevlendirilen birliklerin mülki amirler ve genel kolluk kuvvetleri ile ilişkileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, icra edilecek görevlerin planlanması ve izlenmesi ile gerek görülen diğer hususların Bakanlar Kurulu kararına bırakıldığını, 

 

- Görevlendirilecek Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin çapı, teşkilatı, konuşlandırılacağı yerler, emir komuta ilişkileri kuvvet kaydırılması ve bu kapsamda gerekli görülen diğer hususların Genelkurmay Başkanlığınca belirleneceğini; illerde icra edilecek görevler kapsamında, askerî birlikler ile genel kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasındaki iş birliği, koordinasyon ve gözetimin valiler tarafından yerine getirileceğini, 

 

- Görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri ve personelinin, kendi komutanının sorumluluğu altında ve onun emir ve talimatlarına göre, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda belirtilen yetkiler ile kolluk kuvvetlerinin genel güvenliği sağlamada sahip olduğu yetkileri kullanarak görev yapacağını; askerî birliklerin belirli görevleri genel kolluk kuvvetleriyle birlikte yapması halinde komuta, sevk ve idarenin askerî birliklerin en kıdemli komutanı tarafından üstlenileceğini,

 

 - Terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarda gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, elinden kaçmakta olan kişileri izlerken, can veya mal güvenliğinin sağlanması ya da kişinin yakalanması amacıyla sınırlı olmak üzere, yetkili birlik komutanının yazılı emriyle konuta, iş yerine veya kamuya açık olmayan kapalı alanlar ile bunların eklentilerine girme imkanı tanındığı ve bu emrin yirmi dört saat içerisinde hâkim onayına sunulmasının zorunlu olduğunu,

 

 - Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin, 5442 sayılı Kanuna yeni eklenen 11/J maddesi kapsamındaki faaliyetleri, askerlik hizmet ve görevlerinden; işledikleri suçların ise askerî suç sayılacağını, 

 

- Terörle mücadelede görevlendirilen diğer kamu görevlileri hakkında bu faaliyetler sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili olarak 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasının benimsendiğini, 

 

- Terörle mücadele sırasında işlenen suçlardan dolayı adli yargı mercilerince soruşturma yapılmasının ise; Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanı için Başbakanın, diğer asker kişiler için ilgisine göre Millî Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanının; İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatlarında görevli olanlar ile valiler için İçişleri Bakanının, bölge veya ilde görevli olanlar ile kaymakamlar için valilerin, ilçede görevli olanlar için kaymakamın iznine tabi kılındığını, 


- Terörle mücadele görevini yürüten kamu görevlilerinin, tereddüt içinde kalmaksızın etkin bir şekilde bu görevlerini yerine getirebilmelerinin sağlanması maksadıyla, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde bazı düzenlemeler yapılması yoluna gidildiğini, bu kapsamda; terörle mücadele sırasında işlendiği iddia edilen suçlar nedeniyle soruşturma izni verilinceye kadar personel hakkında yakalama, gözaltı veya tutuklama tedbirlerine başvurulamayacağının hüküm altına alındığını; bu kapsamdaki görevler yerine getirilirken, görevin niteliği gereği veya ifası sebebiyle verilen zararların Devlet tarafından tazmin edileceğini; personelin kararları, işlemleri ve faaliyetleri sebebiyle tazminat davalarının ancak Devlet aleyhine açılabileceğini; Devletin, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan personele, ilgili Bakanın uygun bulması şartıyla rücu edebileceğinin hükme bağlandığını; terörle mücadele görevlerinin ifasından dolayı açılan davalarda mağdur, şikâyetçi, katılan, davalı veya davacı konumunda olan kamu görevlilerine, seçecekleri bir avukatın ücretinin Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı bütçelerinden ödenmesi imkanının getirildiğini, ifade etmişlerdir.

 

Tasarının geneli üzerindeki görüşmeler esnasında; Tasarı üzerinde askerî gereklere yönelik maddelerin yanı sıra, 12 ve 13’üncü maddelerin münhasıran terörle mücadeleye yönelik olması açısından olumlu olduğu ifade edilmiş ve özellikle terörle mücadele kapsamında yaptıkları işlerde güven içinde hareket edebilmeleri ve bu işlerden dolayı ileride haksız ithamlara maruz kalmamaları maksadıyla, terörle mücadele görevini yürüten kamu görevlilerine hukuki koruma getirmenin gerekli olduğu belirtilmiştir.

 

Tasarının aleyhinde konuşan milletvekilleri tarafından ise özetle; Tasarıda 9 ve 11’inci maddede erteleme ve infazın geriye bırakılmasıyla ilgili hükümlerin olduğu, bu hükümlerin Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine uygun olarak yapılması yerine bir takım istisnalar getirildiği, bu durumun evrensel hukuka ve Anayasa’nın 10’uncu maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığı, bu Tasarının açıkça siyaseti öteleyen, askerî vesayeti tekrar bu ülkede hâkim hâle getiren bir özellik taşıdığı ve EMASYA’nın tekrar ve daha kuvvetli olarak gündeme getirildiği ifade edilmiştir.

 

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler sonucunda maddelerine geçilmesi kabul edilmiştir.Tasarının;- 1’inci maddesi aynen,- 2, 3 ve 4’üncü maddeleri redaksiyona tabi tutulmak suretiyle,- 5, 6 ve 7’nci maddeleri aynen,- 8’inci maddesi redaksiyona tabi tutulmak suretiyle,- 9, 10 ve 11’inci maddeleri aynen,- 12’nci maddesi redaksiyona tabi tutulmak suretiyle,- 13, 14, 15, 16 ve 17’nci maddeleri aynen,kabul edilmiştir.

 

Tasarı üzerinde verilen değişiklik önergeleri ve yeni madde ihdasına ilişkin önergeler Komisyonca kabul edilmemiştir.

 

Tasarının tümünün oylanmasından önce Komisyon Başkanlığına raporun yazımı ve metnin düzenlenmesi hususunda redaksiyon yetkisi verilmiştir. Alınan bu yetki çerçevesinde metin yeniden gözden geçirilmiştir. 

 

Tasarının tümü Komisyonumuzca kabul edilmiştir.

 

İçtüzüğün 45’inci maddesi uyarınca, Tasarının Genel Kurul görüşmelerinde Komisyonumuzu temsil etmek üzere Tekirdağ Milletvekili Metin AKGÜN, Osmaniye Milletvekili Suat ÖNAL, İstanbul Milletvekili Abdullah BAŞCI, İzmir Milletvekili Hüseyin KOCABIYIK ve Konya Milletvekili Ömer ÜNAL özel sözcüler olarak seçilmiştir. 

 

Raporumuz Genel Kurulun onayına sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla arz olunur.

 

 

İŞTE TÜM SUBAY, ASTSUBAY, UZMAN JANDARMA, UZMAN ERBAŞ, SİVİL MEMUR VE KORUCULARI İLGİLENDİREN EK GÖRÜŞ

 

 

 

 

 

 

 

 


Kaynak: PES24 ÖZEL HABER

HABERE YORUM YAZIN

Ahmet Kısa 27-03-2017 14:56

Sayın Milletvekilim Murat Bakan bey sorunları çok güzel ifade etmişiniz ama Sayın Bakan ve Komisyon ise hiç oralı değil mi vatan, millet ve bayrak için ölmek şehit olmak var hak aramak yok.Hürmetlerimle...

Uzman 03-07-2016 21:19

UZMAN KELIMESININ BASLIK HARIC GECTIGI YER VARMI.YINE AYNI TERANE.UZMANLAR OLARAK DUA EDELIM EVDEKI BULGURDAN OLMAYALIM

Selçuk öztürk 01-07-2016 16:51

101 yıl sürmesini hayal bile etmek istemiyorum,,elimde değil,,bu meclisden insanların hayrına asla rahmani bir yasa çıkmaz,çıkacak olanlardan büyük kaygılarım var şeyani olabilir.....İnşallah yanılırım;Daha işin başlangıcında hata var;;Ne mi? İnsan için en yüce düşünce var olma ,,canlı olma;Şehitlik ve gazilik ayni uğurda can pazarı yaşamış biri kaybetmiş biri sağ kalmış kişidir,Otobüsün takla atıp ölen kalan gibi,,sen bunu iki kelimeyle izah ediyorsan bişey bilmiyorsun demekdir,,GAZİ likde ayrım yapmak en büyük vatan hainliğidir,,hele birde boş ve koftiden bir bahane sürüp senin gelirin var senin gelirin yok gibi akla ziyan bir fikir ileri sürüyorsan senin yaşam yerin TC. değil Hindistan ın Cangıl ormanları..Yineliyorum bu meclisden bu yasa 101 yıldan önce çıkarsa büyük başarı sayarım....

Isimsiz 24-06-2016 00:36

Tamer duzgun oku okumadan yorum yapma

Tamer 23-06-2016 20:56

Burda asb.uzm.memurları ilgilendiren bitan madde gösterin yine subaylara çalışılmış

Recep SAZAK 23-06-2016 16:43

Assubay olarak görev yaparken zor koşullar altında Şemdinli Yüksekova gibi ulaşım imkanı zor olan yerlere atanarak üniversiteyi bitiremeyen yarım bırakan. Assubaylardan emekli olduktan sonra Üniversiteyi bitrerek yarım kalan tahsilini tamamlayanlara lisans düzeyinde olunca bir derece verilir şeklinde yasaya bir ek madde eklenmesini aksi takdirde bunun temel insan hak ve özgürlüklerine anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu bilinmelidir bu durumda tek kişi dahi olsa mutlaka geregi yapılmalıdır

DİĞER SİYASET HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri