Türkiye'nin askeri konulardaki tek haber sitesi... Tüm, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman çavuş, sözleşmeli erbaş / er ile sivil memur haberleri...

MUHAMMED ALİ HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU!

74 yaşındaki efsane boksör, tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti.

MUHAMMED ALİ HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU!
  • 04 Haziran 2016, Cumartesi 12:41

 

"Kelebek gibi uçar, arı gibi sokarım"

 

ALİ...


Bugün elleri titreyen, ayakta bile durmakta zorlanan bu dev cüsse, bir zamanlar karşısındaki herkesi titretiyor ve yıkıyordu. Bugün değişmeyen tek şey görüşleri ile dik duran adam...Muhammet Ali Clay... Bu sadece boks ve bu sporun gönüldaşı bir eldivenin zaferleri değil. Bire karşı duruşun, aşağılanmaya ve tüm tepkilere karşın amaç ve uğruna mücadele ettiklerinden vazgeçmemenin hikayesi...


“Ben en iyisiyim” bunu söyleyebilmek önemlidir. Bunu söyleyebilenler için zorlu hayat yolu, en başından kolaylaşır. Kendine güven dev bir anahtar gibidir, kapıları açmakla kalmaz, hayatınızı daha anlamlı kılar, yaşama ve en önemlisi geleceğe farklı bağlanmanızı sağlar.

 

Eldiven havada müthiş bir hız ile süzüldü, önce sola gider gibi oldu,  gözler ve sonrasında kafalar eldivenin hızına ayak uydurmaya çalışıyordu, bedenler öne doğru eğildi, havayı kıskandıracak kadar coşkuluydu, hızı anlatılmaz yaşanırdı. Gözler büyüdü, bedenler koltuktan bir iki santim yükseldi. Işıkların aydınlattığı yerde bir vızıltı duyuldu sonra büyük bir gürültü. Sustu.. Sessizliğin bekçileri gibi her yer ona eşlik etti. Dağ, deniz, nehir sustu.. Sonra bir ağacın devrilişi gibi büyük bir çöküntü sarstı bedenleri. Yüzler ekşi bir limonun tadına bakarcasına buruştu. Ve hep bir ağızdan aynı ses yükseldi. 1-2-3-...-9-10..Nakavt...

 

Coşku salondan taşarken bir ses yükseldi, güçlü etkili, biraz boğuk gibi gözüksede yumruk kadar sağlam “Kelebek gibi uçarım, Arı gibi Sokarım...” Her şeyin bittiği bir anda gelen başarıydı bu, 1974'te Foreman’ın bahisçilerde 7'ye 1 favori olduğu maçta rakibini hiç beklenmedik bir taktik ile sekizinci raundda nakavt edip hak ettiği unvanı tekrar elde eden dev bir ismin başarısıydı....

 

Cassius Marcellus Clay Jr...17 Haziran 1942’de sıcak bir yaz akşamında kelebekler havada uçuşur ve arılar kovanlarına bal taşırken şehrin uzağındaki bir çiftlikten çığlıklar duyuldu. Bu gelecekte ifadeleri ve yumrukları ile bir ülkeyi sarsacak ve en önemlisi yaşayacağı tüm haksızlıklara karşın ayakta durmaktan asla vazgeçmeyecek bir adamın ilk merhabasıydı.  Afro-Amerikan ve İrlanda kökenli bir ailenin oğlu olarak dünyaya merhaba diyen Clay  jr boks ile bebekken tanışır. İrlandalılar iyi dövüşür, birde buna cesur bir yürek ve inanç eklenirse minik beden büyüdükçe fenomene dönüşür...

 

Clay Jr’ın evlere temizliğe giden annesinin adı Odessa’dır. Yaşamını kazandığı birkaç kuruş temizlik parası ile sürdürmeye çalışan kadına gelecekte hep saygı duyduğunu söyleyen oğlundan ilk ve tek yumruk gelir. Clay Jr daha 6 aylıkken attığı bir yumrukla annesinin dişini kırar. Tabelacılık yapan babası buna güler geçer, ama haylaz Caly kendinden büyük, cüsseli ve hatta iri yapılı çocukları dövmeye ve onlar ile sürtüşmeler yaşamaya başlayınca öfkelenir. Bir gün kapı çalar yorgun eve dönen ve elleri boya içinde olan babası kapıyı açar. Gelen 45 yaşlarında iri yapılı bir adamdır yanında en az kendisi kadar olmasa bile iri duran ve tahmini 15 yaşlarında burnunda kurumuş kan ve göz altında koca morluk ile duran bir çocuk vardır. Baba kapıyı açan Clay Jr.’ın babasına öfke ile haykırır:

 

-“Oğlunun yaptığına bak... Senin oğlun değil mi? Çağır onu”

 

Clay’in babası şaşkındır içeri seslenir. İçeriden çelimsiz ve adamın yanındaki çocuğun yarı kadar 11 yaşındaki Clay Jr. gelir. Kapıdaki adam şaşkınca oğluna bakar:

 

-“Bu çocuk değildi herhalde”

 

Oğlan öfke ve yanında olan babasından aldığı güç ile haykırır:

 

-“Bu işte bu.. Burnumu kanattı, tek yumrukla...”

 

Bir ses yankılanır, adam oğlunun gözlerine bakar ve haykırır:

 

-“Kesssssss”

 

Çocuk şaşkınca babasına bakarken, adam kapıdaki siyah kıvırcık saçlı oğlanın başını okşar. Adamın elini sıkar ve usulca kapıdan uzaklaşır. O sırada kapıyı kapatmaya çalışan Clay ailesi şu sesleri duyar...

 

-“Bu çocuk senin yarın kadar, bundan dayak yiyip bana şikayete mi geldin, yazık sana. Yazık”

 

Clay haylaz bir çocukluk geçirir...Babası bir gün biriktirdiği tüm parasını verir ve ona çok istediği bisikleti alır. Clay çok mutlu her şeyden öte çok heyecanlıdır. Annesi bisikleti eve sokmaz. Dışarıda kalmasını ister. Kirli şeylere izin veremeyeceğini söyler. Oysa Clay bisikletinin yanında uyumaya bile razıdır. Bisiklet sevdasını yaşadığı birkaç günün sonrasında, bir gün iki çocuğun bisikleti çalıp kaçtıklarını görür ve derhal karakola gider, şikayette bulunur. Memur Joe (boks yapan bir zencidir) elini “giden gitti” gibilerinden sallar. “Eğer boks bilseydiniz bisikletinizi çalamazlardı” diye laf sokar, “demek ki sizden korkmadılar.” der. Doğrusu memur Joe, Clay Jr’ın  geniş omuzlarını ve uzun kollarını ilk bakışta fark etmiş ve bu şampiyon adayını ringlerle tanıştırabilmek için sözü uzatmıştır. Bu onun boks ismi ile ilk tanıştığı an olur. İlk tanıştığı ve sonsuza dek sürecek an.

 

B-O-K-S...Memur Joe nitekim onu alıp çalıştığı salona götürür ve hayatlarında yeni bir dönem başlar. Cassius kendini boksa öyle bir kaptırır ki evden idmana koşarak gider, otobüsle yarışmaya kalkar.Her denileni güçlü hafızasına yazar. Bazen çok konuştuğu için uyarılar alsa da dinlemeyi sever...Güçlü bir özgüveni vardır.  Henüz 12 yaşındadır ama tecrübeli rakiplerinden bile yumruk almayacak kadar hızlıdır. Bu hızı sayesinde çok çabuk hareket ettiğinden kolayca yumruklardan kaçar. Boks kurallarından ve ona anlatılanlardan farklı davranmaya başlar. Tam ifade ile kendi stilini yaratır. Ellerini göbek hizasında tutar, vücudunu asla kapatmaz. Suratını saklamaz. Bekler. Ama öyle hızlı hareket eder ki, düşük elleri ve açıkta kalan bedenine rakibin isabet ettirme becerisi olamaz.  Ringte adeta dans eder, hasmını ayak oyunlarıyla atlatır ve kolay kolay köşeye sıkışmaz. İcabında üç raund, beş raund dayak yer ama aradığı fırsatı mutlaka yakalar, rakibini yıkar. Onun bu kendine has stili klasik dövüşçülere ters gelir, Clay’a dikiş tutturamazlar.  Hatta zaman zaman dövüşlerde konuşur, rakibini sinirlendirir. Elleri, ayakları kadar çenesi çalışır. Rakipler bu çeneyi kapatmanın tek yolu sert bir yumruk diye düşünürken o asla durmaz...Clay bu tarzını kendisine soranlara “bulaşan çamur” stili ile dövüşüyorum diye yanıt verir.

 

Clay boks dünyasına henüz 12 yaşındayken 1954 yılında adım attı. Kısa zaman içinde amatör dövüşlere adını yazdırdı. Amatör ligde çıktığı 167 maçın 161’ini kazanarak bir rekor kırdı. Boks merdivenleri hızla çıkan siyahi isim artık durdurulamaz bir çığ gibiydi...

 

Olimpiyatlarda adını duyurması tarihin sayfalarında yerini almaya başladığının habercisiydi.  1960'ta Roma'da Olimpiyatlarda  ağır hafif siklette altın madalyayı alarak profesyonel lige geçiş yaptı. 18 yaşındaydı. Efsane değildi ama olmanın en büyük adayıydı.

 

Profesyonel olan Clay için yeni bir sayfa açılmıştı. Artık daha fazla para kazanabilecekti. Ne ayakları, ne elleri ne de çenesi durdu. Elleri, ayakları ona başarı getirirken, çenesi başını belaya sokacaktı...Profesyonel olan Clay, İlk maçından 2 bin dolar kazanır ve bununla kendine elden düşme pembe renkli bir Cadillac alır. Yorgun babasını, vefakâr anasını arabasına atar, ışıklı caddeleri turlar. Bu bir başkaldırı, ezilmişliğe, sefalete ama en önemlisi onu görmezden gelenlere meydan okumaydı.

 

1964 yılında 22 yaşındayken, Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu Sonny Liston'u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu tarihin en önemli zaferlerinden biriydi. Bu onun hayat felsefesinin de değişeceği tarihti.

 

Gazetelerin baş kahramanı, radyo ve televizyonların aranan adamı olmuştur. Sorular arka arkaya gelirken bazen düşünmeden yanıtlar verir. İleride bu başına işler açacaktır. Ama belki de bu durum hayırlara da vesile olur. Bir gazetecinin;

 

-“ Amerika’da yaşamaktan memnun musun? “sorusuna :

 

-“ Elbette, Afrika’da ne var ki...Ciyanlar, yılanlar… Çıplak ayaklı çocuklar...

 

Bu sözleri söylerken gazetecilerin arkasında iki kalın dudağın titrediği ve iki kapkara gözden damlalar düştüğünü görür. Genç yaştaki adam başını öne eğerken, Clay’in kendini sorgulama anı başlamıştır. Ve sorular ile kendini bulmaya çalıştığı anı. “Ne, hata mı yaptım?” deme zamanı...Nijeryalı çocuk odadan süzülüp ayrılırken, bedeninde fırtınalar kopar şampiyonun… Bu Ohio nehir kıyısında bitecek bir yangının ilk ateşidir.

 

Clay ve arkadaşı yeni zaferlerini kutlamak adına şehrin en gözde mekanına gitmeye karar verirler. Son model arabaların yanaştığı kapıya gelirler. Anahtarları almaya kimse gelmez, Clay arabayı kapıya bırakır ve zenginler kulübü görüntüsündeki kapıdan içeriye girer. Arkadaşı ve o içeri girdiğinde beyaz bedenlerden bakışlar onlara çevrilir. Bir masaya oturduklarında şampiyon başarılarının gururunu takdir ettiğini düşündüğü masalara selam verir. Kafalar aynı hızla çevrilirken şaşkındır. Masasında arkadaşı ile dakikalarca beklemesine karşın hizmete gelmeyenleri gördükçe öfkelenir. Afrika ifadeleri beyninin içinde yankılanırken öfkesi taşar, hızla yerinden kalkar, masaya sert bir yumruk ile havalanan ve yere düşen tabakların ve insanların homurtuları arasında kapıdan çıkar. Ohio nehri kenarına gider boynundaki altın madalyayı alır ve sonra büyük bir çığlık ile nehre fırlatır. Artık uğruna mücadele ettiği değerler değişmiştir. Clay benliğini yenileyen bir kelebek gibi kozasından çıkmıştır. Şikayet ettiği polisler, alkışlamayan eller ve en önemlisi kabullenmeyen yüzler tek tek gözlerinden geçer. Beyazlar ifadesi dudaklarından süzülürken, eşitliği özleyen bedeni titrer ve arkadaşına dönerek haykırırcasına konuşur;

 

-“Irkım için mücadele zamanı”

 

Clay değişmektedir. Bu değişim kabuğunda yeni hayatına hazırlanan kelebek gibidir. Ama aynı zamanda akıllıca. 1964 yılının 25 şubatında soğuk bir akşamda Sonny Liston’ın karşısına çıkar. Harika bir dövüş bekleyen izleyiciler ve çelimsiz diye tanımladığı rakibini küçümseyen Liston bu maçta öne çıkanlardandır ama sadece öncesinde… Sonrası mı? Arka arkaya çelimsizden gelen yumruklar, dağılan Liston ve kolunun sakatlandığını iddia eden antrenörü... Angelo Dundee adına dövüşen çelimsize yenilmemek için her yolu deneyen Liston mücadeleden sakatlandığını gerekçe göstererek kaçarken bu kaçış sadece  4 ay sürer ve haziran ayında  Clay maçı kazanırken çıktığı kürsüden tüm dünyaya  WBA ve WBC şampiyonu olarak şöyle seslenir.

 

-Benim adım artık Muhammet Ali, ben artık müslümanım...

 

Şaşkın bakışlar ve anlamsız tavırlar arasında kendisinin yanlış yaptığını söylerler, özür dileyip yanlış anlaşıldığını anlatmasını isterler. Ali şaşkın, bilinmeze sürüklenme noktasındayken bir dost ile tanışır. Bu isim Malşik Şahbaz’dır. Namı değer Malcom X.... İki arkadaş göz göze geldiklerinde Malcom X , Ali’ye şöyle seslenir:

 

-Özür dileyeceğine inandığın bir şey yaptıysan hemen özür dile, yok hayır inanmıyorsan bütün gücün ile karşısında dur...

 

Bu konuşmanın hemen ardından onlarca gazeteci, televizyon kamerası ve milyonlar önünde bir isim vardır. Ali. Şöyle seslenir:

 

-Neyin özürünü dileyeceğim. Ben artık Müslümanım, elinizden geleni ardına koymayın...

 

İslam dinine geçip  Muhammed Ali ismini alan genç adama tepkiler ve kabulsüzlükler büyür. Lakin kararlıdır.

 

Bu seçiminden sonra unvanını korur, sayısız zafer yakalar. Ve bir Şubat soğuğunda Houston’da sahaya çıkar. Rakip Ernie Terell’dır. 15 raunt sonunda rakibini hakem kararı ile yenerken  WBC şampiyonluğunu kazanır. Ve rakibi ona “Clay” diye seslendiğinde rakibine adım “Muhammet Ali”  der. Rakibi ısrar ile aynı şekilde davranınca, yerinden ok gibi fırlar koşar ve arka arkaya seri yumruklar ile onu ringe serer ve haykırır...

 

-“ Benim adım ne..Benim adım ne...Benim adım ne...” her soru bir yumruk ile büyürken, takatsiz kalan rakibinden cılız bir ses yükselir...

 

-Muhammet Ali...

 

Müslüman olunca Ali’ye fena takarlar. Onu “Y” grubunda olmasına rağmen “A” kategorisine alır ve “ivedi” kaydıyla Vietnam’a yollamaya kalkarlar. Şampiyon buna karşı çıkar..Malcom X ile çok yakın dost olan Ali onun da telkinleri ile karşı çıkar. Gazetecilere:

 

-Vietkonglularla alıp veremediğim yok , hem onlar beni hiç aşağılamadılar!

 

Bu sözler boksun usta eldiveninin, hükümet ile ilişkilerini gerdiği için artık zor süreci yaşamaya mahkum eder. Malcom X dostluğu tavırları onu istenmeyen adam haline sokar...O ise her planda dostunu överken;

 

-Ormanda aslan aslan ile , kaplan kaplan ile, kırmızı kuşlar kırmızı kuşlar ile gezer .Kendi türümden insanlar ile gezmek tabiatımda doğamda var. Bunun için beni yargılamayın. Buna hakkınız yok.

 

 Onu apar topar ligten kovar, unvanına ve lisansına el koyarlar. Ali’yi “vatan haini” ilan eder ve hiçbir eyalette maça çıkarmazlar. Yetmez, ona bir trafik suçu isnat eder, alelacele içeri tıkarlar. Vietnam'a savaşa gitmediği için cezalandırırlar..Ama o yılmayacaktır...

 

Vietnam’da yaşanan ABD trajedisi gazetelere yansıyınca ve en önemlisi Hollywood bu konuda sarsıcı filmler yapınca her şey tüm çıplaklığı ile ortaya çıkar. Muhammet Ali için geri dönüş sinyalleri gelmeye başlar.

 

Muhammed Ali, bokstan koptuğu yıllarda üniversite üniversite dolaşıp konferanslar verir, mevzu boks olsa da yeri geldikçe İslâmiyet hakkında bir şeyler anlatmaya çabalar. Durum böyle olunca birkaç maç sonra silinip gideceğine inandıkları için Ali’nin lisansını 1967 yılında iade ederler.

 

O hem ring hem de kelimeler arasında hızla dolaşacaktır. Her maç öncesi hızlı-hızlı konuşarak rakiplerinin moralini bozar, Özgüvenlerini kırmaya çalışır ve tarihe maç öncesindeki “Kelebek gibi uçarım arı gibi sokarım” ifadeleri ile damga vurur.

 

Ringteki zaferler zincirine 1970 yılında Jerry Quarry’i yenerek başlar. Ardından 1971 yılında Joe Frazier ile yaptığı maçı üstün bitirmesine rağmen hakemler rakibinin elini kaldırırlar. Ken Norton ile yaptığı maçta çenesi kırılır, maçı bırakmak zorunda kalır. Herkes Ali’nin bittiğini söylerken 1974 yılında Frazier’i eze eze yener ve rövanşı alır.

 

Ardından Zaire’de 1974'te Foreman’ı, 1975 yılında Joe Frazier ile yaptığı maçı ve Dünya Şampiyonluğu unvanını alır. 1977 yılında Leon Spinks'e yenilip unvanını kaptırır. 1978'de L. Spinks'i yenip Dünya Şampiyonluğu unvanını geri alır. Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başarır ve yaptığı toplam 61 maçın 37'si nakavt olmak üzere 56‘sını kazanır...

 

1981 yılında emekliye ayrıldığını duyurur. Kendini hayır işlerine adar... Hayatında onu çok zorlayan pek çok kişinin hayal bile edemeyeceği yerlere yürümez uçar adeta ve  1996 yılında Atlanta Olimpiyatları'nda meşale onun dokunuşu ile yanar. Bu barışa, sevgi ile dostluk ile ama en önemlisi amaçlar uğruna verilen mücadele ile uzanan bir ateştir. Alev büyüyüp olimpiyat ateşine ilhan, olimpiyat ateşi ve inançları da ona gayret vermiştir. 

 

Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan'daki çiftliğinde gözlerden ırak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği "Bütün zamanların en iyisiyim" lafını ispatlayan bir efsane... Kendi deyimi ile “bütün zamanların en iyisiyim” sözü hala kendisi için geçerlidir ve daha iyisini dünya henüz görmemiştir.

 

Beyazperdenin deneyimli yönetmenlerinden Michael Mann, “Ali” adlı filminde, bu efsane boksörün Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali'nin yaşamının en hareketli döneminden bir kesit sunar...

 

Ve Ali’yi izlemek için tüm dünyada kurulan saatlere uzanan eller şimdi onu alkışlamak ve kucaklamak ve dualar için yükseliyor...Nur içinde uyu…Ölüm : 04 Haziran 2016

(Emre TİLEV / CNN TÜRK) 

 

HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU!

 

ABD'li efsanevi boksör eski ağır sıklet dünya şampiyonu Muhammed Ali tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu.


Uzun zamandır parkinson rahatsızlığı bulunan 74 yaşındaki Muhammed Ali, solunum rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı. Burada tedavi altına alınan efsane boksörün sağlık durumu, doktorlar tarafından kritik olarak açıklanmıştı.

 
Yapılan tedaviye olumlu yanıt vermeyen Muhammed Ali, sabah saatlerine hayatını kaybetti. 1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez eline geçiren Muhammed Ali, bu unvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı.


 
Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın 56’sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları’nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazandı.


MUHAMMED ALİ KİMDİR?

 

Boks kariyerini sonlandırmasının ardından Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr olan ABD’li boksör, 1964’te İslam dinini seçerek Muhammed Ali adını aldı. Vietnam savaşına gitmeyi reddeden Muhammed Ali, çok sevdiği boksa 1967’den 1970’e kadar ara vermek zorunda kaldı. Fakat yılmadı. Bu süre içerisinde üniversiteleri dolaşarak İslamiyet’i anlattı. Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu.

“Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım” diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı.

 

 

Ailesinin yardımı ve üniversitelerde para karşılığı yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. 1970’te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü.

 
11 Eylül saldırıları üzerine Muhammed Ali, başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demiştir:


“Beni asıl inciten, ‘İslam’ adının bulaştırılması ve ‘Müslüman’ [adının] bulaştırılması, ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım.”

Haber Videosu



HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 İstanbul Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27
7 Trabzonspor 15 7 4 4 4 25
8 Bursaspor 15 7 3 5 10 24
9 Demir Grup Sivasspor 15 7 1 7 -5 22
10 Akhisar Bld. Genç. 15 5 4 6 -5 19
11 Kasımpaşa 15 5 3 7 -5 18
12 Aytemiz Alanyaspor 15 5 2 8 -3 17
13 Yeni Malatyaspor 15 4 4 7 -5 16
14 Osmanlıspor FK 15 4 2 9 -5 14
15 Atiker Konyaspor 15 4 2 9 -6 14
16 Antalyaspor 15 3 5 7 -11 14
17 Gençlerbirliği 15 3 3 9 -12 12
18 Karabükspor 15 2 2 11 -13 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 MKE Ankaragücü 15 9 4 2 10 31
2 Ümraniyespor 15 8 5 2 11 29
3 Giresunspor 15 7 6 2 9 27
4 Çaykur Rizespor 15 7 4 4 6 25
5 İstanbulspor 15 6 4 5 2 22
6 Adanaspor 15 6 4 5 -4 22
7 Gazisehir Gaziantep FK 15 4 8 3 6 20
8 Balıkesirspor 15 6 5 4 5 20
9 Vartaş Elazığspor 15 5 5 5 2 20
10 Boluspor 15 6 2 7 1 20
11 Altınordu 15 5 4 6 0 19
12 Eskişehirspor 15 5 6 4 8 18
13 Erzurum BB 15 4 6 5 -2 18
14 Adana Demirspor 15 4 4 7 -4 16
15 Samsunspor 15 3 7 5 -5 16
16 Denizlispor 15 3 3 9 -11 12
17 Manisaspor 15 5 2 8 -5 8
18 Gaziantepspor 15 1 3 11 -29 3
    Takımlar O G B M Av P
1 Menemen Belediyespor 16 12 2 2 28 38
2 Sivas Belediyespor 16 11 4 1 20 37
3 Hatayspor 16 12 1 3 18 37
4 Afjet Afyonspor 16 11 4 1 15 37
5 Keçiörengücü 16 9 2 5 23 29
6 Sancaktepe Belediyespor 16 8 5 3 10 29
7 İnegölspor 16 8 4 4 1 28
8 Kastamonuspor 16 7 2 7 6 23
9 Tokatspor 16 6 5 5 -3 23
10 Sarıyer 16 6 3 7 1 21
11 Amed Sportif 16 5 4 7 -1 19
12 Etimesgut Belediyespor 16 4 4 8 -7 16
13 Eyüpspor 16 4 3 9 -11 15
14 Bucaspor 16 4 4 8 -4 13
15 Bodrumspor 16 3 4 9 -11 13
16 Tuzlaspor 16 4 1 11 -13 13
17 Kocaeli Birlik Spor 16 2 2 12 -22 5
18 Mersin İdmanyurdu 16 1 0 15 -50 -6
    Takımlar O G B M Av P
1 Gümüşhanespor 16 11 3 2 20 36
2 Sakaryaspor 16 8 6 2 13 30
3 Sanliurfaspor 16 9 3 4 10 30
4 Altay 16 8 5 3 10 29
5 Bandırmaspor 16 9 2 5 6 29
6 Bugsaşspor 16 8 4 4 10 28
7 Hacettepe Spor 16 7 6 3 13 27
8 Kırklarelispor 16 7 4 5 3 25
9 Niğde Belediyespor 16 6 5 5 -1 23
10 Zonguldak Kömürspor 16 6 4 6 -4 22
11 Pendikspor 16 5 5 6 -1 20
12 Konya Anadolu Selçukspor 16 5 5 6 -5 20
13 Fethiyespor 16 3 6 7 -7 15
14 Fatih Karagümrük 16 4 2 10 -8 14
15 Kahramanmaraşspor 16 2 5 9 -14 11
16 Karşıyaka 16 3 7 6 -6 10
17 Nazilli Belediyespor 16 2 3 11 -22 9
18 Silivrispor 16 1 5 10 -17 8
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık